YENİ TÜK TİCARET KANUNU VE İŞ DÜNYASINA ETKİLERİ

YENİ TÜK TİCARET KANUNU VE İŞ DÜNYASINAETKİLERİ

Yeni Ticaret Kanunu ve Yeni Borçlar Kanunu nihayet yasalaştı ve güncel hayatımızın içinde yer almaya başladı. Ticaret hayatını bu denli etkileyecek ve değiştirecek olan bu yasaların yapılmasının gecikmesinde siyaset kurumunun büyük kabahati bulunmakla birlikte bu husus ayrı bir inceleme konusu. Lakin tüm siyasal partilerin evet diyeceği ve uzlaşma sağlanması en muhtemel konulardan olan bu yasaların geciktirilmiş olması manidar ve Türk siyaset mantığının özeti.

Darısı Yeni Anayasanın da başına diyerek bu yazımızda şirketler hukukuna dair bir takım değişikliklerden bahsetmek istiyoruz.

13.01.2011 tarihinde kabul edilen 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu 1.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiş ve ticari hayatımızda önemli değişiklikler getirmiştir. 04.02.2011 tarihinde kabul edilen ve Ticaret Kanununa paralel birçok düzenleme içeren 6101 sayılı Borçlar Kanunu da aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.

TEK KİŞİ ORTAKLIK VE BAĞIMSIZ DENETİM

Yapılan düzenlemelerle getirilen en önemli değişikliklerden bir tanesi tek bir kişinin anonim ve limited ortaklık kurabilmesi. Bu değişiklik vatandaşın derhal fark edeceği ve uygulayarak faydasını görebileceği pratik bir güncelleme. Zira sermaye şirketlerinde birden fazla kişi ile yapılabilen organizasyonlarda işin gerçeğine uygun ve makul bir düzenlemeye gidildi. Daha evvel aslında bir patron etrafında formalite ortaklarla birlikte yapılan bu işler artık daha kolay ve pratik bir şekilde çözümlenecek. Tek kişinin kuracağı ortaklığı halihazırda küçük esnafın kurarak işlettiği şahıs şirketleri ile karşılaştırmak mümkün olsa da burada sermaye unsurunun ön planda olduğunu ve bir tüzel kişilik ile bu tüzel kişiliğe bağlı olan sermaye miktarı ile kısıtlanmış bir sorumlululuk olduğunu belirtelim. Zira şahıs şirketlerinde şahısların tüm malvarlığı ile sorumluluğu söz konusudur. Bu açıklamalara ilaveten, sermaye şirketi olarak yapılanan firmaların ve özellikle de anonim şirketlerin denetlenme şekli olan iç denetim de değiştirilerek gerçek bir denetime dönüştürülmüştür. Uygulamasını elbette takip ederek göreceğiz.  Bağımsız uzman kişi ve kurumlarca yapılacak denetimlerin ticari hayatı daha disiplinli ve daha az riskli kılması mümkün olabilecek, hem vergisel hem de ticari hayatın güvenilirliği bakımından bu düzenlemenin de fevkalade faydaları olacak ve zamanla bu fayda görünür hale gelecek. Hem ortaklar hem ilgililer hem de kamuoyu açısından gerçekleşecek şeffaflaşma sonucunda ticari hayatta güven sorunu azalmış olacak.

 

 

 

WEBSİTESİ KURMA ZORUNLULUĞU
 

Yeni yapılan yasa düzenlemeler ile çağın gerektirdiği profesyonel ve modern yönetim anlayışı ticari şirketlere aktarılmak istenmiş ve şirketlerin internet sitesi kurması ve kamuoyunu aydınlatması zorunlu hale getirilmiştir. Türkiye çapında sayıları yaklaşık yüz bin civarında bulunan anonim şirket ve yine sayıları bir milyona yakın olan limitet şirketin tamamı sermaye şirketi tanımlaması ile internet sitesi kurma zorunluluğu kapsamına alınmıştır. Bu şirketlerin dış denetim dediğimiz bağımsız denetime tabi olması ve kamuoyunu aydınlatması birlikte düşünüldüğünde ticari hayatın en azından eskisine göre daha disiplinli ve güven verici bir yapıya kavuşacağı düşünülebilir. Ancak uygulamayı görmek ve gerekli eleştirilere dayalı olarak sağlıklı bir pratik sağlamak zorunludur. Ticari sır niteliği dışında kalan tüm şirket bilgilerinin kamuoyuna ilan edilmesi ve hem piyasanın hem de şirketle ilgili tüm kişilerin bu bilgilere anında ulaşabilmesi ticaretin rasyonel hale gelmesini ve yapılacak denetimlere paralel bir şeffaflaşmayı getirecektir. Şirket unvanlarını tam olarak kullanmayanlara 2 yıla kadar hapis cezası getirilmiştir. Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 3 ay içinde internet sitesini oluşturmayan veya ‘bilgi toplumu’ hizmetlerine özgülemeyen şirket yöneticilerinin 6 aya kadar hapis ve 300 güne kadar adli para cezasına çarptırılması öngörülüyor. Küçük ölçekli işletmelere ise internet sitesi kurmaları için 1 yıl süre verilmiştir. Şirketlerin şeffaflaşmasına paralel tüm rakamlar, bilanço dipnotları ve açıklamaları internet sitesinde açıklanacaktı, şirket ortaklarının ve yönetim kurulunun kimlerden oluştuğu da internet sitesinde yer alacaktır. İnternet siteleri marka olarak da tescil edilmek zorunda olacağından marka tescilinde ülkemiz geride kaldığı Avrupa ülkelerine yaklaşma şansı bulacaktır.  Ayrıca web sitesi üreten sektörde de yeni bir canlanma mümkün olacaktır.

Ülkemizde genellikle büyük şirketler sermaye şirketi olduklarından bu şirketlerin internet sitesinde bilanço ve şirket bilgilerine yer verme zorunluluğu, saydam ve şeffaf bir ekonomi yaratacak, yabancı şirketlerin Türkiye’ye gelmeden önce muhatap olacakları şirketi ve kurumu araştırma ve inceleme olanağına sahip olmasını sağlayacaktır. Yapılan bu yeni düzenlemeler, ülkemizde herkesin şikâyetçi olduğu ancak çözümüne hiçbir öneride bulunamadığı, naylon fatura, içi boş şirketler, kayıt dışı sermaye ve ticari ilişkiler, vergi kaçakçılığı gibi birçok problemin de köküne kibrit suyu dökme potansiyelini içinde barındırmaktadır. Faydalı olmasını diliyoruz.
CEZALAR CAYDIRICI OLACAK

Yeni yasal düzenlemeler sonucunda sermaye şirketlerinde dahi ağırlığını kuvvete hissettiren şahısların yerine kurumların ön plana çıkması sağlanmış olacak. Artık şirketin sorumluluğu sermaye oranı ile sınırlı olmayacak ve korkunç cezalarla caydırıcılık sağlanacak. Vatandaşlar tarafından, bir şirketin ne kadar kazandığı, ne kadar vergi verdiği, ne kadar malvarlığı bulunduğu, ne kadar borcu ve alacağı olduğu görülebilecek ve saydam şirket mantığı olacaktır. Yine daha önceki mevzuatta bulunmayan bir mantalite yeni dönemde hakim olarak ve müeyyidesi bulunmayan bir çok yasal hüküm yerine, uygulanmadığı zaman çeşitli cezai ve mali külfetler şirket yöneticilerinin karşısına çıkacaktır. Bu yönüyle, tüm tacirlerin ve şirket yöneticilerinin daha dikkatli ve titiz bir ticari hayat yürütme yönünde yeni bir bakış açısına sahip olmalarından büyük yarar görüyoruz.

DİĞER ÖNEMLİ YENİLİKLER

*Yeni yasalar, gelişen teknolojiyi ve iletişimi dikkate almış olduğundan elektronik imzanın kullanımı, internet ortamında genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının yapılabilmesi ve kararlar alınabilmesi de mümkün olacak. Büyük ve profesyonel şirketler organizasyon ve zaman problemlerini azaltacak bu çözüm çok önemlidir.

* Teknolojinin gelişmesine paralel olarak sigorta poliçeleri elektronik ortamda elektronik imza ile yapılabilecektir, emek ve zaman kaybı önlenecektir.

* Ticaret sicil gazetesi artık elektronik ortamda basılacak çağa ayak uyduracaktır. Bilindiği gibi ticaret sicil gazetesi halihazırda internet ortamında okunabiliyor ve yazıcıdan yazdırılabiliyor.

* Sermaye şirketi olan anonim ve limitet şirketler, 3 yıl içinde sermayelerini, kanunda öngörülen tutarlara yükselteceklerdir. Anonim ve limitet şirketler sözleşmelerini 18 ay içinde yeni Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu hale getirecek.

* Yaklaşık olarak bir milyon Türk lirasına yakın bir mali değer ile kurulabilen ve ticari bir işletme işleten vakıflar ve dernekler de vakıflar da işin doğası gereği tacir sayılacak ve aynı sorumlulukla baş başa kalacaklardır. Bu durum özellikle dernekler alanındaki başıboşluğa bir çözüm getirebilecektir.

* Muhasebe standartları yükselecek ticari defterler ile yılsonu finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olarak tutulacaktır.

* Türk Ticaret Kanununda düzenlenen ancak farklı uygulamaya tabi tutulan kooperatifler deticaret şirketi sayılacak ve ticaret şirketleri kolektif, komandit, anonim, limitet şirketler ile kooperatiflerden oluşacaktır. Kooperatiflerdeki bu yeni yaklaşım kooperatif yönetimlerindeki hantallığı azaltacaktır.

* Mevcut Türk Ticaret Kanunundaki uygulamaya göre anonim şirketlerdeki 3 kişilik yönetim kurulu zorunluluğundan vazgeçilmiş şirketlerin 1 kişiden oluşan yönetim kurulu ile yönetilmesi de mümkün kılınmıştır. Bu durum işlerin karmaşıklığını azaltacak ve daha ticari hayatın daha pratik çalışmasını sağlayacaktır. Özellikle tek kişi ortaktan oluşan şirketlerin tek kişi yönetim kuruluna sahip olmaları faydalı olacaktır.

*Mevcut yasal düzenlemede önemli yer tutan ve birçok zorluğu beraberinde getiren önemli bir düzenlemede de değişikliğe gidilmiştir. Mevcut düzenlemede anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin mutlaka bir pay sahibi olmaları gerekirken bu zorunluluk kaldırılmış, yönetim kurulunun pay sahibi olmasa bile patronun istediği uzman ve ehil kişilerden kurulmasına imkân verilmiştir.

* Şirket Denetçileri, bağımsız denetleme kuruluşlarından seçilecektir. Küçük ve orta ölçekli şirketler en az 1 yeminli mali müşaviri veya serbest muhasebeci mali müşaviri denetçi seçebilecektir. Önceki uygulamada ise şirketin çaycısı dahi şirket denetçisi olabilmekte idi ve bu durum ticari hayatın doğasına aykırı bir durum arz etmekteydi.

*  Yapılan düzenlemelerle İşletme Hesabı Esası terk edilmiş, Bilânço usulüne göre defter tutma zorunlu hale getirilmiştir.

* Şirketlerle ilgili kuruluş, genel kurul, pay ve pay defteri, Esas mukavele değişiklikleri, tasfiye, birleşme, bölünme, tür değiştirme işlemleri değiştirilmiş, Türk hukukunda ilk defa şirketler topluluğu ile ilgili hükümler konulmuştur.

Daha uzun açıklamaları hak eden önemli bir konuda yaptığımız bu kısa bilgilere ilaveten belirtmemiz gereken en önemli husus şudur ki; sermaye şirketleri olarak kanunda sayılan kolektif, komandit, anonim, limitet şirketler ile kooperatiflerde yepyeni bir yaklaşım söz konusudur. Parlamento’da mutabakatla ve rekor denilebilecek bir sürede kabul edilen Yeni Türk Ticaret Kanunu başından sonunda kadar tamamen denetim üzerine kurulmuş bir kanun olup muhasebe ve mali müşavirlik mesleğini ön plana çıkarmakta, şirketlerin mali yapılarını kayıt altına almayı birincil öncelik haline getirmektedir. Parasının kıymetini bilen ve ticaretini sağlam bir zemin üzerinde yürütmeyi amaçlamış olan tüm ticaret erbabının işinin ehli mali müşavirlerle çalışması ve ticaret hukuku ile şirketler hukuku mevzuatına hâkim danışmanları istihdam etmesi yerinde bir davranış olacaktır. Yasalar her ne kadar önemli olsa dahi; küresel ekonomiye eklemlenmiş olan ve Avrupa Birliği Standartlarına yaklaşmış olan Türk iş dünyasının yapması gereken de zaten budur.  Avukat İbrahim Aycan,Temmuz 2012

 

Leave a Reply